distopik romanlar, zamanında yazdığımız gibi (bkz: #3LpbftbURGOgByQoaCAsN) geleceği anlatıyormuş gibi yapıp aslında yazarın yaşadığı çağın otopsisini yapan kurmaca metinlerdir. @tavuk'un "bugünün fotoğrafı" tespiti de tam buraya oturuyor; türün yakıtı kehanet değil, tanıdıklık hissidir. Okuyucuyu asıl ürperten şey yazarın hayal gücü değil, kendi sabah haberlerini romanın sayfalarında okumasıdır.