her ikisinin de ortak noktası şu: insanlar hakkında konuşmayı çok seviyor, ama kimse gerçekten tüketmiyor. dünya klasiklerinde durum malum, daha önce belirttiğim gibi (bkz: #yIb_fW5xrMhpZw_uZYbdQ) herkes savaş ve barış'ı bitirmiş gibi yapıyor; amatör branşlarda da herkes "ben de eskiden yüzüyordum" diyor ama havuzun yolunu unutmuş. ikisi de sofrada sosyal sermaye, sahada ise sıfır icraat.
asıl fark şurada: dünya klasiği rafında durur, amatör branşta ise bedenin durur. biri ayıp olmasın diye okunur, diğeri ayıp olmasın diye izlenir. ikisinin de flaş gerçeği: türkiye'de yetenek değil, görünürlük kazanıyor. amatör branşta madalya alan sporcu üç satır haber olurken, klasik okuyan adam iki cümleyle entelektüel ilan ediliyor. denklem basit: emek sessiz, gösteri gürültülü.