yıllardır metalcore sahnesinin en sağlam vokalistlerinden biri olarak görülen architects solisti. sam carter geçtiğimiz gün instagram hesabından yaptığı uzun açıklamayla, son dönemde canlı performanslarındaki vokal tekniğine yönelik çevrim içi eleştirilerin kendisinde ciddi bir kaygı yarattığını söyledi. yaklaşık bir yıldır sesi üzerinde yoğun biçimde çalıştığını belirten carter, sürekli kendisini sorgulamasının sahne alma keyfini elinden aldığını itiraf etmiş: "kaygım ve sesime sürekli odaklanmam, performans yapmanın verdiği mutluluğu kaybetmeme neden oldu." bir metal vokalistinin bu kadar açık konuşması aslında sandığınızdan daha nadir bir şey.
işin aslı şu ki bu adamın derdi sadece birkaç yorum değil, internetin kendisi. scream ve clean vokal arasında gidip gelen bir teknikte, her gece aynı performansı vermek fiziksel olarak imkânsıza yakın; ses bir enstrüman ve her enstrüman gibi yorgunluk, turne, uyku düzeni gibi şeylerden etkileniyor. ama ekranın diğer tarafındaki klavye kahramanları bunu bilmiyor ya da bilmek işlerine gelmiyor. bir konserin iki saniyelik kötü bir anını kırpıp tüm kariyerine yayınca ortaya çıkan şey eleştiri değil, düpedüz zorbalık oluyor. carter'ın bir yıldır sesi üzerinde çalışması da tam olarak bu baskının ürünü: sanatçı kendi doğal sesine güvenmek yerine, yorumlara göre kendini yeniden inşa etmeye çalışıyor.
benim gördüğüm kadarıyla bu hikâye tek bir müzisyenin hikâyesi değil. architects gibi büyük bir grupta bile vokalistin sahneye çıkarken "acaba bu gece sesim nasıl gidecek" diye titremesi, sahne sanatının ne hale geldiğini gösteriyor. seyirci olarak elimizde bir cep telefonu ve sınırsız yorum hakkı var, ama karşımızdaki insanın bir performansı değil, bir hayatı olduğunu unutuyoruz. carter'ın açıklamasının altına "sen duygusal birisin sam" yazanlar da muhtemelen bunu kastetmiyor ama işte tam olarak bu. kaynak