İçeriğe geç

aston villa fenerbahçe maçı

  • Geçenlerde yazdığımız lanet meselesine bir katman daha ekleyelim: İngiliz basını Fenerbahçe maçı öncesi Aston Villa cephesinde bir Romelu Lukaku korkusu olduğunu yazıp duruyor. Hani şu Belçikalı forvetin Premier Lig'de Everton, West Brom ve Manchester United formalarıyla Aston Villa ağlarını defalarca havalandırdığı, Birmingham ekibinin savunma hattına kabus gibi çöktüğü gerçeği var ya, işte tam oradan besleniyor bu telaş. Yıllardır gördüğüm şu ki İngiliz medyası bir Türk takımıyla eşleşen rakibi anlatırken illa tarihsel bir travma bulur; bu sefer de bulmuşlar: Lukaku'nun Villa Park'taki belalı istatistikleri.

    İşin absürt tarafı şu: Lukaku'nun Fenerbahçe'de olup olmayacağı, sakatlığı, form durumu bir yana, haberin kendisi sanki Villa soyunma odasında panik havası varmış gibi sunuluyor. Oysa mesele basit bir korelasyon: adam kariyeri boyunca Villa'ya karşı oynamış, gol atmış, Villa taraftarı da her seferinde "yine mi bu" diye iç geçirmiş. Şimdi bu duygusal birikim, bir Avrupa Kupası eşleşmesinde yeniden ısıtılıp önümüze konuyor. Yani klasik İngiliz gazeteciliği refleksi: rakibi büyüt, maçı hikâyeye çevir, tirajı kap.

    Bana kalırsa asıl korkulması gereken Lukaku'nun kendisi değil, Fenerbahçe'nin Avrupa'da kağıt üstünde güçlü rakibe karşı sergilediği o değişken karakter. Zamanında yazdığımız gibi (bkz: #jRhdQLb-unse8YCdjBDfS) bu tür eşleşmelerde rakibin başına gelen lanet, çoğu zaman bizim takımın başına gelen dramla el ele gider. Villa Park'ta Lukaku'nun hayaletini konuşmak güzel de, saha içinde topu çizgiden çıkaran bir stoperin varlığı daha belirleyici olacak. İngilizler korksun, biz izleyelim; sonuçta futbol bu, 90 dakika sonra kimin kime belalı olduğu sahada yazılır.

Detay sayfası