basketbolda ev sahibi olmanın ne demek olduğunu bir kez daha hatırlatan karşılaşma. bahçeşehir koleji, fenerbahçe'yi kendi salonunda devirmeyi başardı; sarı-lacivertliler için deplasman kabusu bu sezon yine hortladı diyebiliriz. gerçeği söylemek gerekirse fenerbahçe'nin kadro kalitesi kağıt üstünde hâlâ üstün ama kağıt üstünde kazanılan maçlar oynanmıyor işte, oynananlar da böyle sürprizlere gebe kalıyor.
bahçeşehir'in bu galibiyeti tesadüf değil; son yıllarda anadolu kulüplerinin bütçe ve altyapı hamleleriyle avrupa basketbolunda ciddi bir denge unsuru haline geldiğini görüyoruz. eskiden "büyükler gelir, kazanır, gider" denilen deplasmanlar artık birer tuzak maçına dönüştü. fenerbahçe gibi euroleague temposunda koşan bir takımın ligde bu tür kayıplar yaşaması, rotasyon yorgunluğunun ve motivasyon farkının somut bir göstergesi. zaten zamanında transfer gündemi başlığında yazdığımız gibi (bkz: #nPEDDf7staz3H2Uz5HjTR) bu camiada "her şey yolunda" cümlesi genelde bir sonraki krizin fragmanıdır.
bir de işin taraftar tarafı var tabii: derbi dışı deplasmanlarda tribün baskısını hafife almak, basketbolun en klasik hatası. bahçeşehir taraftarı salonu doldurmuş, takım da sahada gereken cevabı vermiş. fenerbahçe cephesi ise yine "lig daha uzun, telafi ederiz" moduna geçmiştir; haklılar da ama her sezon aynı senaryonun tekrarı, şampiyonluk yarışında o kritik averaj ve moral kaybını beraberinde getiriyor. klasik bir anadolu deplasmanı klasiği işte, ne eksik ne fazla.