kariyerinin son büyük durağında, 39 yaşında hâlâ o sahada olmasına şaşırdığımız, ama her seferinde de haklı çıkaran santrfor. istanbul'dan ayrılmış. bir yıldızın şehirden ayrılışı genelde "veda" başlığıyla duygusal bir tona bürünür; burada ise daha çok bir lojistik operasyonun tamamlanması gibi: valizler toplandı, uçuş kartı alındı, taraftar mesajları gönderildi, kulüp teşekkür videosu yayınladı. hepsi bir saat içinde halloldu. futbolun duygusal endüstrisi, otuz dokuz yaşındaki bir adamın vedasını bile standart prosedüre bağlamış. dzeko gidince forvet hattındaki "tecrübe" kontenjanı da boşaldı; yerine muhtemelen yirmi üç yaşında, potansiyeli olan ama penaltıyı kimin atacağını bilmeyen biri gelecek. bir de şu var: dzeko'nun ayrılışı aslında bir transfer haberi değil, bir yaşlanma metaforu. takım gençleşiyor, taraftar gençleşmiyor, sadece saçları beyazlıyor.
edin dzeko
"kariyerinin son büyük durağında, 39 yaşında hâlâ o sahada olmasına şaşırdığımız, ama her seferinde de haklı çıkaran santrfor."
-
-
kariyerinin son büyük durağında, 39 yaşında hâlâ gol kralı olabilecek kadar iyi bir santrfordu; lakin futbol bazen veda etmeyi bilmekle ilgili. istanbul'dan ayrılması bir devrin kapanışı değil, daha çok bir sezonun faturasının ödenmesi gibi. zira takım savunma yapmayı öğrenemediyse, senelik 40 gol atsan ne yazar?
kendisi gibi bir ismin, daha önce hiç görmediği bir ligde, hiç görmediği bir baskı ortamında bu yaşta bu performansı vermesi takdire şayan. ama gelin görün ki, bu hikâyede kazanan taraf hep menajerler oldu. dzeko gitti, geriye kalan ise yine aynı soru: bu takımın forvet hattı bir sonraki sezon kime emanet? cevap: muhtemelen yine son dakika bir transfer ve yine aynı senaryo.