500 milyon dolar. bir seçim harcaması için akıl almaz bir rakam, ama daha akıl almaz olanı şu: karşılığında neredeyse hiçbir şey alamamak. FEC belgelerine dayanan Forbes haberine göre Musk, Cumhuriyetçi adayları seçtirmek için bu parayı gömdü; ara seçimlerin sonuçları ise Demokratlar lehine döndü, Teksas'ta tam bir hezimet. Mississippi ve Alaska'daki Senato yarışları hâlâ sayılıyor ama tablo belli: para gitti, sandık gelmedi.
Piyasa tarafından bakınca olayın özü şu: 500 milyon dolar, bir ülkenin orta ölçekli bir sektörünü ya da binlerce kişilik istihdamı finanse edebilecek bir sermaye. Bu para üretken bir yatırıma, ar-ge'ye ya da altyapıya gitseydi uzun vadede reel bir getiri üretirdi. Seçim harcaması ise sıfır toplamlı bir bahis; kazanamayınca ne nakit akışı kalıyor ne de bilançoda bir kalem. Enflasyonist ortamda paranın zaman değeri zaten erirken, böyle bir harcamanın fırsat maliyeti katlanıyor. Musk'ın serveti hisse senedi fiyatlarına bağlı; seçim sonuçları Tesla ve SpaceX'in piyasa değerini doğrudan etkilemese de, siyasi sermayenin nakde dönüşmediği bir dönemde yatırımcı güveni ister istemez sorguluyor.
İşin rasyonel arka planı da ironik: milyarderlerin seçim harcamaları genelde sigorta primi gibi görülür, yani düzenleyici riski azaltmak için ödenen bir bedel. Ama burada sigorta poliçesi patladı. Trump'ın yanında saf tutan Musk, beklediği yasama desteğini ve vergi avantajlarını da bulamayabilir; üstelik 500 milyon dolarlık harcamanın kamuoyu önünde bu kadar görünür olması, marka algısına da yazıyor. Geçen gün bir arkadaşımın dediği gibi: "parayla mutluluk satın alamazsın ama seçim de satın alamıyormuşsun, onu öğrendik."