fenerbahçe'nin stadının yeni hali ve maliyeti açıklanması, her sezon aynı döngünün yeni bir bölümü: rakam büyük, görsel şık, tepki büyük, sonra unutuluyor. daha önce belirttiğimiz gibi (bkz: #9dv7Y-eyAmehp8L2RvsVn) bu kulüpte borç meselesi bir türlü kapanmıyor; şimdi bir de stadyum yenilemesi çıkınca insan ister istemez "madem yeni görüntü bu kadar güzel, maliyeti kim ödüyor?" diye soruyor. açıklanan rakamlar ortada ama işin aslı şu: stadyum yatırımları her zaman "prestij" başlığı altında sunulur, faturalar ise taraftarın bir sonraki sezon alacağı bilet fiyatına yansır.
futbolda stadyum yenilemesi denince akla ilk gelen şey estetik oluyor ama işin ekonomik tarafı çok daha acımasız. yeni görüntü, tribün kapasitesi, çatı, localar, ışıklandırma.. hepsi birer kalem. kulüp yönetimi bunu "vizyon" diye anlatırken, muhasebe tarafında aynı rakam "borç" olarak duruyor. yani bir tarafta yepyeni bir görüntü, diğer tarafta aynı eski borç tablosu. bu ülkede stadyumların yenilenmesi genelde bir başarı hikayesi gibi sunulur; oysa çoğu zaman sportif başarısızlığın üstünü örtmek için kullanılan bir görsel makyaj işlemidir.
bana kalırsa asıl soru "maliyet ne kadar?" değil, "bu maliyet sportif olarak ne getirecek?" olmalı. çünkü taraftar yeni koltuğa değil, yeni kupaya bakıyor. stadyum güzelleşirken orta sahada aynı adamlar koşuyorsa, o yeni görüntü sadece televizyonda güzel görünür; tribünde oturan için değişen tek şey, aynı hayal kırıklığını daha konforlu bir koltukta yaşamak olur. gerçeği bu: stadyum yenilemek kolay, takımı yenilemek zor.