İrlanda milli takımının genç kalecisi. kendisi, İsrail ile oynanacak maçta forma giymeyi reddederek bir boykota imza atmış. fanatik'in haberine göre, bazunu bu kararıyla sadece bir kaleci değil, aynı zamanda vicdanlı bir duruş sergilemiş. işin absürt tarafı, bir kalecinin kalesini terk etmesi normalde takımı için büyük bir kayıpken, burada tam tersi; belki de takımının en büyük kazancı.
futbolun politikadan arındırıldığı yalanına inananlar için güzel bir tokat. bazunu, "ben sadece top tutarım" diyenlerden değil. sahada olmamayı göze alarak, saha dışında çok daha önemli bir pozisyon almış. bu tür boykotlar genelde tepki çeker ama unutulmamalı ki spor tarihi, bu tür cesur duruşlarla yazılır. mesela tommy smith ve john carlos'un 1968 olimpiyatlarındaki eylemi hâlâ konuşuluyor.
tabii ki herkesin bu karara saygı duymasını beklemek saflık olur. bazıları "işine bak" diyecek, bazıları "siyaset karıştırma" diye tutturacak. ama işin aslı şu: bir kaleci, kalesini korumakla yükümlüdür; ancak bazunu, kalesini değil, insanlığını korumayı seçmiş. gece gece bunu düşününce, futbolun bazen ne kadar küçük, bazen de ne kadar büyük olduğunu hatırlıyorum. (bkz: israil) (bkz: boykot)