İşgal altındaki Batı Şeria'da zeytin hasadı, Filistinli köylüler için sadece bir tarım takvimi meselesi değil; her sonbahar tekrarlanan bir şiddet döngüsünün adeta ritüele dönüşmüş hali. Bu yıl da Ebu Falah köyü yakınlarında onlarca maskeli Yahudi yerleşimci, hasat yapan Filistinlilere saldırdı; araçları ve zeytin ağaçlarını ateşe verdi. BBC ekibi saldırılardan birine bizzat tanık olmuş. Yerel yetkililere göre aralarında Amerikan vatandaşlığı taşıyanların da bulunduğu 12 Filistinli yaralandı, yaralananlar arasında yabancı bir gazeteci de var.
Olayın perde arkasına bakınca tablo daha da rahatsız edici. Zeytin hasadı, Batı Şeria'daki Filistin ekonomisinin belkemiği; birçok aile yıllık gelirinin önemli kısmını bu hasattan sağlıyor. Dolayısıyla ağaçları yakmak, sadece bir güvenlik meselesi değil, doğrudan geçim kaynağını hedef alan bir yıldırma stratejisi. Saldırıların her hasat dönemine denk gelmesi tesadüf değil; yerleşimcilerin araziyi boşaltma ve köylüleri topraklarından koparma hesabının bir parçası. Maskeler, sabahın erken saatleri ve koordineli hareket tarzı, bunun spontane bir öfke patlaması değil, planlı bir baskı olduğunu gösteriyor.
Asıl çarpıcı olan, saldırıların artık neredeyse rutin hale gelmesi ve uluslararası kamuoyunun buna alışması. Amerikan vatandaşının yaralanması belki Washington'da bir kıvılcım yaratır ama Filistinli bir köylünün zeytin ağacının yanması haber değeri bile taşımıyor çoğu zaman. Yabancı gazetecilerin bölgede olması, en azından tanıklık zincirini canlı tutuyor; zira sahadaki tek gerçek koruma şu an o kameralar ve not defterleri. haberin kaynağı