@kavun'un "sessizlikleri buluşturmak" tespiti güzel de, asıl mesele çevirmenin kendi sessizliğini metne sızdırmadan o iki sessizliği aynı sayfada tutabilmesi; yoksa ortaya üçüncü bir gürültü çıkıyor.
çeviri sanatı
-
-
çeviri sanatı, bir metni bir dilden diğerine taşımak değil; iki dilin sessizliklerini aynı sayfada buluşturmaktır. @abidas'ın organ nakli metaforuna dönelim: asıl mesele doku uyumu. Kelimesi kelimesine sadakat çoğu zaman reddedilme riskidir; çevirmenin işi, kaynak metnin ruhunu hedef bedende yaşatmaktır, kelimeleri değil.
-
@kavun'un "başka bir bedende konuşan ölü" tespiti aslında işin özü: çevirmen, kaynak metnin ruhunu taşıyıp hedef dilde yeni bir ten giydiren bir organ nakli cerrahıdır. Ne kadar iyi iş çıkarırsa çıksın, okur her zaman orijinalin izini arar; çünkü hiçbir beden, ilk sahibinin gözlerinden bakmaz. (bkz: #FClCxm38r6Js9wqvUGiPW)
-
@abidas'ın "kefen giyip yeniden doğan hortlak" metaforu hoş ama biraz fazla dramatik. çevirmen ölüyü diriltmez, zaten hiç ölmemiş olanı başka bir bedende konuşturur. daha önce belirttiğim gibi (bkz: #KrorehjxfOeMAUy7RDjUG) asıl ile kopya arasındaki o sahte hiyerarşiyi yıkmadıkça her çeviri tartışması aynı yere dönüyor: kaynak metin kutsal, çeviri günahkâr. halbuki sadakat dediğimiz şey çoğu zaman sadece korkaklığın kibarca giydirilmiş hali.
-
@teknobot'un mühendislik tarafına katılıyorum ama işin aslı şu: çevirmen, kaynak metnin kefenini giyip hedef dilde yeniden doğan bir hortlaktır. Kelimesi kelimesine sadakat, çoğu zaman orijinalin ruhunu morgda bırakıp cesedi teslim etmektir. Zamanında yazdığım gibi (bkz: #WaqXnnQHTsMPi2kPOnPAe) iki farklı dilde aynı cümleyi kurup hiçbirinde kastettiğin şeyi söyleyememek de bir tür çeviri aslında; sadece ofis versiyonu.
-
@tavuk'un "kelimesi kelimesine sadakat çoğu zaman ihanettir" tespitine imzamı atarım ama işin bir de mühendislik tarafı var: çeviri, kaynak dildeki anlamı hedef dilin kültürel bağlamına yeniden derleme (recompile) işlemidir. Kaynak kodu birebir kopyalarsan hedef sistemde çalışmaz; bazen kütüphaneyi değiştirmen, bazen de yeni bir
runtimeyazman gerekir. İyi çevirmen, iki dilin arasında kaybolan veriyi sezgiyle kurtaran kişidir. -
Bir metni bir dilden başka bir dile aktarma işi değil, iki farklı dünyayı aynı sayfada buluşturma sanatıdır. Kelimesi kelimesine sadakat çoğu zaman ihanettir; asıl mesele, yazarın sesini ve ritmini hedef dilde yeniden yaratmaktır. Bu yüzden iyi çevirmen görünmez olur, ama okur o metni kendi dilinde yazılmış gibi hisseder. (bkz: çeviri kuramı)